Fibrojel Enjeksiyonları ve Fibroterapi

Kişinin kendi cilt hücrelerinin laboratuvar ortamında kültüre edilerek çoğaltılması ile elde edilen, jel kıvamında ve canlı fibrinoblast hücrelerini içeren bir maddedir. Fibroblast hücreleri cildimizin doğal dolgu ve yapısal maddesi olan kollajeninin üretimini sağlar. Yaşımız ilerledikçe cildin yapısındaki fibroblastlar sayıca azalır; bu da ciltte kırışıklıkların artmasına, sarkmaya ve gevşemeye yol açar.

Fibrojel uygulamasında amaç, ciltte fibroblast sayısını artırmak ve bu sayede ciltte kollajen üretimini artırarak dolgunluk, dirilik ve gerginlik sağlamaktır.

Öncelikle kulak arkasından ufak bir cilt parçası alınır. Bu ufak bir cerrahi işlemdir. Lokal anestezi yapılarak kulak arkasından 2-3 santim uzunluğunda, 2 santim eninde bir deri parçası alınır. Geride kalan yara dikilerek kapatılır. Alınan cilt parçası, sterilizasyonu bozulmadan özel bir transfer serumunun içine atılır ve kültürün yapılacağı laboratuvara gönderilir. Üç hafta sonunda kültüre edilerek çoğaltılmış fibroblastlar, bir enjektör içinde ve jel formunda, enjeksiyona hazır biçimde gönderilir. Bu fibrojel, en sık burun-yanak arasındaki nazolabial oluğun doldurulması, dudak kenarlarından aşağı ilerleyen marionette çizgilerinin doldurulması ve dudak çevresindeki kırışıklıkların doldurulmasında kullanılır. Enjekte edilen hyalüronik asit – fibroblast hücreleri karışımı hem erken hem de uzun vadede ciltte dolgu yapma kapasitesine sahiptir. İçeriğindeki hyalüronik asit, enjeksiyon yapılır yapılmaz dolgu etkisini verecektir ama zamanla eriyerek kaybolacaktır. Bu sırada fibrojel içindeki fibroblast hücreleri, kollajen üretimine başlarlar ve böylece geç dönemdeki dolgu ve cildi yenileyici etkisi ortaya çıkar.. Bu enjeksiyona fibrojel uygulaması denir (basında gençlik aşısı diye yer aldı).. Bu hazır gelen fibrojel, cildin geneline (örneğin tüm yanak ve elmacık kemiği üzerine), mezoterapi uygulaması gibi bir çok noktaya cilde yedirecek şekilde enjekte edilirse, buna fibroterapi denir.

Fibroterapi, cildin genelinde sayısı azalmış fibroblast miktarını artırmak ve cilde eski diriliğini kazandırmak için yapılır. Tahmin edileceği gibi bu uygulamaların sonucunu hemen göremeyiz. Enjekte edilen fibroblastların o bölgede canlı kalıp, yavaş yavaş kollajen üretmesi gerekir. Dolayısı ile istenen etki zamanla ortaya çıkacaktır. Fibrojel uygulamasını yılda bir kez, fibroterapiyi ise 6 ayda bir yaptırmak gerekir.

PRP (Trombositten Zengin Plazma) Uygulaması

Bu aslında bir dolgu uygulamasından çok cildin eski gençlik ve diriliğini kazanmasını amaçlayan bir cilt tazeleme uygulamasıdır. Bu uygulamanın mantığı şudur: Trombositler, yara iyileşmesi ve doku onarımında en önemli faktörleri içeren kan hücreleridir. Lazer epilasyon, peeling gibi ciltte kısmi hasar yapan işlemlerden sonra tamirat ve onarım işini yaparak cildin tazelenmesini sağlarlar.

Regenlab PRP uygulamasında bu trombositlerden zengin plasma, dökülen saçları güçlendirmek, cildin tazelenmesi, lazer cilt gençleştirme ve kimyasal peeling sonrası cildin yenilenmesini hızlandırmak için kullanılır. Bu uygulama, tamamen otolog, yani kişinin kendi kanından elde edilerek gerçekleştirilen bir uygulama olduğundan herhangi bir hastalık bulaşma riski yoktur.

Plazmadaki trombositlerin oranı belli bir miktarın üzerine çıkmamalıdır; trombositten aşırı zengin plasmanın bir faydası olmamaktadır. Uygun oran, özel Regenlab kiti sayesinde hazırlanmaktadır. İşlem yaklaşık 30 dakika alır. Kişiden 2-3 tüp (15-25 cc) kan alınır; santrifüjle trombositler ayrıştırılır; elde edilen bu trombositten zengin plasma dolgu yapmak üzere enjekte edilebilir, mezoterapi uygulaması gibi bir çok noktadan enjekte edilebilir yada cilde dışarıdan maske şeklinde uygulanabilir. Hatta özel bir kremle karıştırılarak krem içinde uygulanabilir.

Uygulama yapılan bölgeler, yüz, boyun, dekolte, eller yada saç dökülmesi olan bölgelerdir. Uygulama, 15 gün ara ile 3-4 kez tekrarlanmalıdır ve her sene tekrarlanması önerilmektedir.