Botoks Nedir?

Son yıllarda ameliyatsız, acısız ve hızlı yöntemler oldukça popüler olup, bunlar arasında BOTOX® olarak bilinen botulinum toksin uygulamaları, en bilinen yöntemdir. ‘Ameliyatsız güzellik’ gibi çarpıcı bir sloganla lanse edilmesi, uygulama kolaylığı ve benzersiz etkisi, botulinum toksininin ününün hızla yayılmasını sağlamıştır.

Bu arada, konunun daha başında şunu da belirtmek gerekir; botox aslında bir botulinum toksin ürününün piyasa adıdır; bugün her tıraş bıçağına jilet denilmesi gibi, her botulinum toksin ürününe de Botox denmektedir. Botox aslında bir markadır ve Dysport, Botoxina, Estetox gibi birçok muadili vardır ama piyasaya ilk çıkan ürün Botox olduğundan ve oldukça başarılı bir ürün olduğundan her botulinum toksin enjeksiyonundan Botox olarak bahsedile gelmiştir.

BOTOX®, DYSPORT®, BOTOXİNA®, ESTETOX®, PROSİGNE®, REFİNEX® ve PURTOX® gibi botulinum toksin preperatları, Botulinum bakterisinin çok sayıdaki toksinlerinden Tip-A olarak adlandırılan toksininin laboratuvarda işlenmiş ve zayıflatılmış halidir (halk arasında bilindiği gibi bir yılan zehiri değil, aslında bir bakteri toksinidir).

Botulinum bakterisinin Tip-B toksininden de benzeri preperatları elde edilmiştir (MYOBLOCK®, NEUROBLOC® gibi..), fakat bunların etki mekanizması ve dozajı BOTOX® ve DYSPORT® ‘dan farklıdır ve estetik müdahalelerden çok daha fazla nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılırlar.

Botoks yüzdeki yaşlanmaya bağlı veya mimik kaslarını gereğinden fazla kullanmaya bağlı olarak (güneş hassasiyeti olan bir insanın güneş gözlüğü kullanmayıp ısrarla göz kısarak korumaya çalışması sonucu oluşan kaz ayakları gibi) oluşan kırışıklıkların açılması için kullanılır.

Uygulama yapıldıktan 72 saat içerisinde Botoks etkinleşir ve etkisi 6 ay boyunca sürer. Hastane yada steril koşulların sağlandığı kliniklerde konunun uzmanı hekimler tarafından yapılmalıdır. Çünkü uygulanan bölgelerde enfeksiyon gelişebilir veya yanlış uygulamalar yapıldığında hoş olmayan sonuçlarla karşılaşılabilinir.

Yaş ilerlemesine bağlı oluşan kırışıklıklar ikiye ayrılır;

  • Mimik kaslarının hareketleri ile oluşan kırışıklıklar
  • Yer çekimi ve kasların gevşemesine bağlı olarak oluşan kırışıklıklar

Sebepleri farklı olan bütün bu kırışıkların tedavisi de farklılık gösterir. Mimik kaslarının deride yapışma yerlerinde olan kırışıklıklar (göz çevresi kaz ayakları, iki kaş arası dikey çizgiler ve alındaki yatay çizgiler) kasların çalışma şiddetleri azaltılarak tedavi edilir. Bu işlem ya kasın cerrahi olarak kesilmesi ya da Botoks ile felç edilmesi şeklinde yapılır.

Sarkmayla olan kırışıklarda; yanak aşağı doğru iner, gözaltı bölgesinde çökme oluşur, burun yanak çizgisi derinleşir, boyun kasları gevşediği için aşağı doğru sarkar ve en zayıf olduğu çene altında gıdı ortaya çıkar. Bu sarkmaların tedavisinde de sarkan deri sarktığı yönün yukarısına doğru çekme (gerdirme, askılama) ameliyatı ile düzeltilir. Fazla deri parçası ise gerilerek kesilir.

Botoks yapılıp etkisi geçtikten sonra, cildim eskisinden daha sarkık ve kötü bir görünüme döner mi?

Bu konuda rahat olun ,sorunuzun yanıtı hayır. Cildiniz eskisinden daha kötü olmaz. (Dünyada en çok yapılan işlemlerden biri olan Botoks konusunda bugüne kadar böyle bir sonuç gözlenmemiştir.)

Burada bir örnek verilmesi istenirse;

Yüz bölgesini su dolu bir torba ile açıklayan örneklemeler kullanılabilir;

Yaş ilerledikçe zamanla yüzümüzü içi su dolu bir torba gibi düşünürsek hem naylon torbanın içindeki su azalır hem de torbanın kendisi gevşer. Bu gevşemenin çok az olduğu dönemde, yani sarkmaların başlangıcında, azalan su için biraz su ilave etmek, yani dolgu malzemeleri kullanmak problemlerin geçici olarak yok edilmesini sağlayabilir. Ancak torba bir yerden sonra o kadar gevşer ki, tekrar gerginleştirmek için içine konulan su miktarı çok abartı fazla olabilir ki bu durumda çok suya (dolguya) bağlı kortizon tedavisi görmüş gibi kocaman şiş bir surat ortaya çıkar. Dolayısıyla dokuların sarkmasına bağlı olan kırışıklıklar ve deformasyonların tedavisi germe ve asma ameliyatları olarak planlanmalıdır.